Emzirme Soruları

Soru : Sezaryen ile doğum yaparsam, bebeğimi emzirebilir miyim?
Cevap : Sezaryen ile doğum yapmış olmak, bebeğin emzirilmesi için asla engel değildir. Bebeğin tutuluş şekli dikişlerin üzerine gelmeyecek şekilde olursa, sorun olmaz. Bebek annenin yanına yatırılabilir veya kucağınıza bir yastık konarak emzirilebilir. Sezaryen ile doğum yapmış anneler bazı ilaçlar, antibiotikler ve ağrı kesiciler kullanabilir. Her ilacın sütle bebeğe geçtiği bilinmelidir. Kullanılan antibiotikler bebeği ishal yapabilir. Bebekte ishal gelişecek olursa, anne sağlığı için çok gerekli olmayan antibiotikler kesilebilir. Ağrı kesicilerin dozu bebeği çok uzun süreli ve derin uyutuyorsa, dozu azaltılmalıdır.
Soru : Memelerim çok büyük veya küçük. Bu bir sorun oluşturur mu?
Cevap : Memelerin büyüklüğü ile süt miktarı ve kalitesi arasında hiçbir ilişki yoktur.
Soru : Meme uçlarım emzirme için müsait değil. Emzirirken sorun olur mu?
Cevap : Bebek meme ucunu değil, meme ucunun çevresindeki renkli kısmı emer. Bebeğin dudak Devamını Oku →

Tüp Bebek Nedir? Kimlere Uygulanabilir?

Erkekten alınan sperm, kadından alınan yumurta ile dış ortamda bir tüp içinde döllendikten sonra yeniden rahim içine yerleştirilmesine umumi olarak tüp bebek denilebilir. Tüp bebek uygulamaları, ilk önceleri sadece kanalları kapalı olan ve mikrocerrahiyle açılması mümkün olmayan durumlarda uygulanmaktaydı. Ancak günümüzde sadece kanalları kapalı olanlarda değil, farklı sebeplerden kaynaklanan kısırlık durumlarında da tüp bebek uygulanmaktadır.
Ancak hemen belirtelim ki, günümüzde kanallarını bağlatan kadınlar yeniden açtırabilmektedirler. Artık kanalları bağlatanların ilk seçeneği, tüp bebek değildir. Çünkü mikrocerrahi yöntemiyle kanallar açılabilir. Mikrocerrahi ile kanalların açılma oranı dünyada %93 civarındadır. Ülkemizde ise bu oran daha yüksektir. Tüp bebek, üremeye yardımcı tekniklerin uygulanmasıdır. Üremeye yardımcı teknikler konusunu açıklayalım.
Aşılama (İnseminasyon) Nedir:
Kadına düzenli olarak yumurta geliştirme ilaçları verilerek yumurtaların olgunlaşması sağlanır. Eğer ihti Devamını Oku →

Menopoz Belirtileri

Kadın yaşamının yaklaşık üçte biri menopozda geçmektedir. Bu dönemdeki kadınların %85′ i ateş basması şikayeti ile karşımıza gelmektedir. Herhangi bir tedavi görmezler ise şikayetleri 5 yıl sürebilir. %10 kadarında 10 yıldan fazla sürdüğü de görülmüştür.

Ateş Basmaları, baş ve boyundan başlar, önce yüzde olan ani kızarma hissi, sonra da bütün vücuda yayılır. Bu durum 5 dakika sürebilir. Daha sonra çarpıntıyı takiben yanma hissi ve terleme görülür. Tabii terleme, üşümeyle son bulur. Uykuda da oluştuğu için gece terlemeleri şeklinde karşımıza çıkar.
Uyku Bozuklukları, yaşam kalitesini etkileyen en mühim faktörlerden biridir. Bu sebeple aşırı hassasiyet, unutkanlık ve dikkat bozukluklarına neden olur.
Bu dönemde duygu değişmeleri de olur. Depresyona eğilim artmıştır. Bazen ağlama nöbetleri görülebilir. Çok hassas olduklarından, aile içinde yalnış algılamalardan ötürü aşırı tepki verebilir, bu nedenle de aile içi huzursuzluk sebebi olabilirler.

Kıllanmanın Sebepleri

Yumurtalıklardan aşırı androjen üretimi (polikistik over sendromu, tümör)
Kıl keselerinin androjenlere aşırı hassasiyeti (genetik)
Böbreküstü bezlerinden aşırı androjen üretimi (Klasik olmayan adrenal hiperplazi, tümör)
İnsülin Rezistansı (HAIR-AN Sendromu: (Androjen yüksekliği, insülin direnci, akantozis nigrikans)
Böbrek üstü bezlerinden aşırı kortizol üretimi (Cushing’s sendromu)
Menopoz
İlaçlar

Polikistik Over Sendromu (PCOS)
PCOS, yumurtalıkların fazla androjen üretimine neden olduğu hormon düzensizliğinin bulunduğu bir androjen fazlalığı şeklidir. Kıllanmanın yaygın bir sebebidir ve sıklıkla düzensiz yumurtlama veya yumurtlamama ve kısırlık ile beraber görülür. PCOS’lu hastalarda, yumurtalıklarda çok sayıda ufak kistler gelişir.
Bu ufak kistler gerçekte olgunlaşıp çatlayamayan olgunlaşmamış yumurta keseleridir. Yumurtlama olmadığı için adetler düzensizleşebilir veya hiç olmayabilir. Hekimler çoğunlukla PCOS tanısını ayrıntılı bir hikaye ve muayeneyi birkaç spesifik kan testi ile bir Devamını Oku →

Yumurta Dondurma

Günümüzde yumurtasını donduran her yüz kadından otuz tanesi gebelik elde edebilmektedir. Embriyo dondurma ve çözme sonrası gebelik başarısı %40-50’leri bulmuştur ve ayrıca yasal bir yöntemdir.

Kadınlar neden yumurtalarını donduruyor? Bu durum hangi şartlarda gerekir?

Özellikle kanser tanısı konmuş ve kemoterapi tedavisine başlayacak olan kadınlar yumurtalarını dondurmak üzere başvururlar. Çünkü kemoterapide kullanılan birçok ilaç ve kimi kanser vakalarında kullanılan radyoterapi, üreme sistemine, özellikle yumurtalık fonksiyonları üzerine kalıcı hasar yaratabilmektedir. Bunun yanı sıra, gelişmiş ülkelerde özellikle çalışan kadınlar evliliği ya da çocuk doğurmayı daha ileri yaşlara ertelemektedir. Bu nedenle, genç yaşlarda sayısı daha fazla ve kalitesi daha iyi olan yumurtalarını dondurmak için başvurmaktadırlar. Ayrıca, tüp bebek tedavisinde yumurta toplama günü erkek eşten sperm elde edilemeyen, testis biyopsisinden sperm çıkmayan hastaların yumurtaları dondurulabilir.

Kanserli bayan ha Devamını Oku →

Meme Kanseri

Meme Kanseri günümüzde korkulacak bir hastalık değildir. Meme Kanseri tedavi edilebilir bir kanser çeşitidir. Üstelik  memeniz alınmadan tedavi edilme şansınız vardır. Günümüz sağlık teknolojisindeki hızlı gelişme tıp dünyasına da yansımaktadır. Her geçen yıl yeni kanser ilaçları başta ABD ve başka gelişmiş ülkelerde geliştirilmektedir. Yeni geliştirilen bu ilaçların özelliği, kanserli bölgedeki tümör hücreleri üzerine daha güçlü etki yaparken hastada daha az yan etkiler oluşturmaktadır. Bu kemoterapi uygulamaları son yıllarda ülkemizde de kanser hastalarına başarıyla uygulanmaktadır.
Meme kanseri tedavisinde kullanılan kemoterapisel ilaçların gelişmesi ile artık cerrahi müdahele sınırları küçülmüştür. Bundan 10-15 sene önce meme kanseri olan kadınların memesi, o taraf   göğüs duvarı adaleleleri ile birlikte blok olarak cerrahi müdahele yapılarak çıkartılmaktaydı. Ancak günümüzde yapılan uygulama memenin korunarak sadece tümörün çıkartılmasıdır. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki, bütün mem Devamını Oku →

Gebelik Şekeri (Gebelik Diyabeti) Nedir?

Şeker hastalığı, vücudun insülin yapımında yada kullanımında bir sorun olduğunda ortaya çıkar. İnsülin bir hormon olup, vücudun temel yakıt kaynağı olan glikozun vücut tarafından kullanılmasına yardım eder. Eğer vücut yeterince insülin yapamazsa yada insülinle glikoz yeterince etkileşemezse, kandaki şeker düzeyi yükselir. Gebelikten önce şeker hastalığınız olabileceği gibi şeker hastalığı ilk kez gebelikte de çıkabilir.
Bir kadında, şeker hastalığı ilk defa gebelik sırasında ortaya çıkmışsa buna “gebelikte çıkan şeker hastalığı” (gebelik diyabeti, gebelik şekeri) denir. Bu hastalık, gebelik sırasında plasenta (bebeği besleyen eş) tarafından üretilen hormonların etkisiyle oluşmaktadır. Bu hormonlar, insülinin çalışma mekanizmasını değiştirmektedirler. Gebelik şekeri olan bir hastada çoğunlukla hiçbir belirti görülmez. Yine de şeker seviyesi doğumdan sonra normal sınırlarına inmektedir. Genel olarak, gebelik şekeri olan bir kadında, sonraki hayatında şeker hastalığı gelişme riski daha yüksekt Devamını Oku →

Bebeğin Baş Büyüklüğü

Bebekte baş büyüklüğü, baş çevresinin bir mezura yardımı ile ölçülmesi ile bulunabilir. Ölçüm, mezüra ile arkada başın en çıkıntılı noktasından,  önde iki kaş arasından geçirilerek yapılır.
Tabi ki bir bebeğin gelişimi, bütün bebeklerle aynı değildir. Aşağıda vereceğimiz kafa çevresi boyutları ortalama kafa çevresi boyutlarıdır. Bebeğin başı doğum öncesi ve doğum sonrası ilk aylarda beyinin büyümesine bağlı olarak büyür. Ve bebeğin doğumla birlikte en hızlı büyüyen organı baştır.

Bebeğin kafa büyümesi kafada bulunan ve bıngıldak adı verilen açıklıkların zamanla kapanması ile meydana gelir. Çocuk doğduğu zaman baş uzunluğunun boy uzunluğuna oranı 1/4′tür. http://www.hamilemiyim.net/ Vücut büyümesi ön plana geçtikçe bu oran küçülerek erişkinde 1/8′e iner. Do­ğumda baş çevresi yaklaşık 35 cm kadardır. Ortalama değerler 3. ayda 40,5 cm, 6. ayda 43 cm, 12. ayda 46 cm. Bundan sonraki yaşlarda baş büyümesi yavaştır. Şunu unutmamalıd Devamını Oku →

Normal doğum hakkında bilmeniz gerekenler

Normal doğum hakkında bilmeniz gerekenler
Bebeğinizin, doğum kanalınız yoluyla dünyaya gelmesine normal doğum denir. Normal vajinal doğumun üç evresi vardır. 1. Sancılarınızın başlamasından serviks (Rahim ağzı) açıklığının tam olmasına kadar süren ilk evre. 2. Bebeğinizin doğuşu ile tamamlanan ikinci evre. 3. Plasentanın (Eş) çıkmasıyla tamamlanan üçüncü evre. Üçüncü evrenizden sonra ise, kanama ya da yırtıklarınızın kontrolü yapılarak, epizyotomi veya varsa yırtıklarınızın dikilmesi işlemi yapılır. www.hamilemiyim.net
Sizin sabrınızı ve dayanıklılığınızı zorlayabilen, vajinal doğumdan çekinmenize yol açan uzun süreli ağrılarınız, doğumunuzun birinci evresinde gerçekleşir ve bir amaca yöneliktir. Bu evrede çoğunlukla düzenli aralıklarla gelen her sancınız, rahminizin kasılmasına, rahim ağzınızın açılmasına ve bebeğinizin aşağı doğru itilmesine neden olur. Başka bir deyişle, gelen her sancınız, bebeğinizi size biraz daha yaklaştırır.
Normal vajinal doğumun üstünlükleri
Normal vajinal doğumu Devamını Oku →

Kış Aylarında Hamilelik

Anne adaylarının hem kendi sağlıkları hem de bebeklerinin sağlığı için dikkat etmeleri gereken birtakım kurallar vardır. Bu kurallara uymak, olası riskleri de azaltmak veya gidermek anlamı taşımaktadır. Kış aylarına özel olarak oluşan her türlü riskten sakınmak, sağlıklı bir hamilelik geçirmeniz açısından önemlidir. Bağışıklık sisteminizin kuvvetli olması ve bebeğinize etki edebilecek durumlardan korunmak için özellikle beslenme, hijyen, kışlık giyim ve ilaç kullanımı gibi konularda titiz davranmak gerekir.

•Bebeğin büyümesi, sağlıklı olması, ruhsal, fiziksel, zihinsel yönden iyi gelişmesi annenin sağlığı ve beslenmesi ile doğru orantılıdır. Gün içinde her besin grubundan yeterli miktarda almanız ve ihtiyacınız olan protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineralleri besinlerden sağlamanız gerekir. Kış aylarında, bağışıklık sistemini destekleyen A ve C vitaminlerini turunçgiller, havuç, brokoli, kabak, yeşil biber, karnabahar, Devamını Oku →