Prolaktin Nedir?

Prolaktin (prolactin) insanlarda beyinin arka kısmında hipofiz adı verilen bir bölgeden salgılanan bir hormondur. Başlıca fonksiyonu doğum sonrası süt üretimidir. Kandaki normal değer aralığı 10-25 ng/ml’dir. Normal olarak kan dolaşımında ufak miktarlarda bulunmaktadır. (erkeklerin kan dolaşımında da bulunur) Prolaktin inhibe edici faktör (dopamin) adındaki bir başka hormon tarafından kontrol altında tutulmaktadır.
Prolaktin hormonu salgısı arttığı zaman gereksiz süt salınımına (buna galaktore denmektedir) ve adet düzensizliğine neden olur. Bazen klinik olarak şikayetler olsa bile kan testlerinde hormon düzeyleri normal çıkmaktadır, bunun nedeni laboratuvar yöntemleri ile ölçülemeyen prolaktin alt türlerinin olmasıdır ve bunların da laboratuvarda tespit edilememesidir. Prolaktin fazlalığı kadınların mühim bir kısmında adet gecikmeleri , adet düzensizliği ve memelerden süt gelmesi durumu görülür.

Süt Hormonu Yükselmesi ( Devamını Oku →

Doğum sonrası korunma

 Doğum sonrası korunma
Gebeliğini tamamlamış yada gebeliğinin sonuna gelmiş bayanlarda mühim bir sorun ve meraktır “Doğumdan sonra neyle korunacağız?” düşüncesi… Bu amaçla doğum sonrası lohusaların neyle ve nasıl korunmaları gerektiğinin bilgisini vermeye çalışacağım bu makalede…
Öncelikle bilinmesi gereken şudur ki; yeni doğum yapmış annelerin postpartum ilk 6 haftasına lohusalık (puerperium) adı verilir. Halk arasında söylenen “lohusa’nın bir ayağı mezardadır” tabiri çok da yanlış sayılmaz aslında. Gerçekten gebelik boyunca bütün rezervlerini, gücünü, kanını, besin maddelerini, kalsiyumunu vs bebeği için harcamıştır anne. Bu nedenle hem gebelik sırasında hem de erken postpartum dönemde anne; fiziksel ve mental olarak desteklenmelidir. Zira doğum sonrası hüznü ve depresyonu denilen psikolojik problemler de lohusayı bekleyen mühim sorunlardır. Çünkü bu bağlamda sağlığın tanımını hatırlarsak: “Kişinin yalnız bedenen değil ruhen de tam iyilik halidir” sağlık…
Bu nedenle özellikle Devamını Oku →

Meme Kanseri

Meme Kanseri günümüzde korkulacak bir hastalık değildir. Meme Kanseri tedavi edilebilir bir kanser çeşitidir. Üstelik  memeniz alınmadan tedavi edilme şansınız vardır. Günümüz sağlık teknolojisindeki hızlı gelişme tıp dünyasına da yansımaktadır. Her geçen yıl yeni kanser ilaçları başta ABD ve başka gelişmiş ülkelerde geliştirilmektedir. Yeni geliştirilen bu ilaçların özelliği, kanserli bölgedeki tümör hücreleri üzerine daha güçlü etki yaparken hastada daha az yan etkiler oluşturmaktadır. Bu kemoterapi uygulamaları son yıllarda ülkemizde de kanser hastalarına başarıyla uygulanmaktadır.
Meme kanseri tedavisinde kullanılan kemoterapisel ilaçların gelişmesi ile artık cerrahi müdahele sınırları küçülmüştür. Bundan 10-15 sene önce meme kanseri olan kadınların memesi, o taraf   göğüs duvarı adaleleleri ile birlikte blok olarak cerrahi müdahele yapılarak çıkartılmaktaydı. Ancak günümüzde yapılan uygulama memenin korunarak sadece tümörün çıkartılmasıdır. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki, bütün mem Devamını Oku →

Hamile Kalmak İçin

Cinsel ilişki sırasında erkeğin cinsel organı (penis), vajenin içinde gidip gelir. Bu hareket sonucunda erkek orgazmı ile birlikte erkek üreme hücreleri olan spermler vajenin içine boşalırlar. Bunlar daha sonra sırasıyla rahimağzı ve rahim içi boşluğundan geçerek rahimin her iki yanına doğru açılan ve uzayan tüplere doğru hareket ederler. Eğer o sırada kadın yumurtlamış ise, sperm ve yumurta tübün içinde buluşur. Bu buluşma sırasında sperm yumurtanın içine girerek onu döller. Döllenen bu yumurtaya embriyo adı verilir. Birkaç gün içersinde bu embryo tüpten geri giderek rahimiçi boşluğa düşer ve orada rahim duvarının boşluğa bakan iç kısmına tutunur. Daha sonra da giderek büyüyerek fetüs adı verilen rahim içindeki bebeğe dönüşür.

Yumurtlama 28 günlük adet dönemlerinde adetin 1. gününden sayarak 14. gün, 30 günlük adet dönemlerinde ise 16. gün civarında olur. Ancak hem yumurta hem de sperm 1-2 gün yaşayabildiklerinden ve yumurtlama bazen 1-2 gün erken veya geç olabileceğinden 28 günlük adetlerde 10. ve 18. günler arası, 30 günlük adet http://www.hamilemiyim.net dönemlerinde ise 12. ve 20. gün arası cinsel ilişki kurulursa hamilelik şansı yüksektir.

Düşük

Gebelik 20. haftasına gelmeden önce sonlanırsa bu durum düşük olarak adlandırılmaktadır. Düşüğün pek çok farklı nedeni olablir. Yapılan araştırmalara göre düşüklerin % 70 i kromozom anomalileri kaynaklıdır. Kromozom anomalileri kaynaklı düşükler umumi olarak gebeliğin ilk 2 ayında meydana gelmektedir.
Diğer düşük nedenleri olarak; kadının rahminde ur olması, kadının çift rahim olması, rahmin ufak olması, rahim içindeki yapışıklıklar ve rahim ağzının yetersiz olması düşük yapan nedenler arasında sayılabilir. Anne adayında şeker hastalığı, tiroid, hipertansiyon hastalığı ve anne babanın kan uyuşmazlığı düşük oluşmasına neden olabilir. Bu rahatsızlıkların düşüğe neden olmaması için, önceden önlem alınmalı ve gerekli tedavi reafakatinde gebelik süreci izlenmelidir.
Gebelik sürecinde anne adayının herhangi bir enfeksiyon geçirmesi de, düşük sebebi olabilir. Bu sebeple, anne adayındaki enfeksiyonların teşhis edilir edilmez tedavi edilmelidir.

Doğumun Gecikmesi

Gebeliğin ortalama süresi en son gördüğünüz adetin ilk gününden itibaren 280 gün veya 40 haftadır. Kesin tarihi öngörmek güç olabilir. Bebeklerin yalnızca % 5’i tahmini doğum tarihinde doğar.  Tahmini doğum tarihiniz hamileliğinizin ilerlemesini, bebeğinizin büyümesini ve gebelik haftasını kontrol etmek için bir kılavuz olarak kullanılır. Bebeğin haftasını kontrol etmek ve tahmini doğum tarihini saptamak için doktorlar sıklıkla birden fazla yöntem kullanırlar. Rahmin büyüklüğü bebeğin haftasını saptamaya yardımcı olabilir. Bebeğin gebelik haftasını doğrulamaya yardımcı olması için ultrason da kullanılabilir.
Tahmini doğum tarihi gebelikte mümkün olduğunca erken saptanmalıdır. Sonraları, bu güç olabilir. Doğum öncesi muayenelerinize erken başlamanın mühim olmasının nedenlerinden biri budur.
Gün Aşımı Nedir?
Gün aşımı gebeliğin 42 haftadan daha uzun sürmesidir. İlk hamileliği olan veya önceden gün aşımı olan bir gebelik geçirmiş olan kadınlar beklenenden daha geç doğum yapabilirler.  Hamileli Devamını Oku →

Bağırsak Kanseri

Bağırsak kanseri yetişkinlerdeki kanser ölümlerinin 2′nci sırasında, kadınlardaki kanser ölümlerinin 3′ncü sırasındadır. Her yıl bağırsak kanserinden ölen kadınların sayısı yumurtalık kanseri, rahim ağzı ve rahim kanserinden ölenlerin toplamının neredeyse iki katıdır. On sekiz kadından biri yaşam süresinde bağırsak kanseri olacaktır.
Bağırsak Kanseri Nedir?
Bağırsak kanseri, kalın bağırsağımızdaki hücreleri etkileyen, yavaş büyüyen bir kanserdir ve vücudun başka kısımlarına yayılabilir.Kesin nedenleri bilinmemektedir.
Kim En Fazla Risk Altındadır?
Bağırsak kanserine yakalanma riski yaşla birlikte artar. Bağırsak kanserli 10 kişiden 9’u 50 yaşından büyüktür. Şişmanlık da büyük bir risk faktörüdür. Aşağıdaki risk faktörlerine sahip 50 yaşından önce taramaya başlamalıdır:

Kendisinde veya ailesinde bağırsak polipi veya kanseri öyküsü olması
Kendisinde ülseratif kolit veya Crohn hastalığı gibi iltihabi bağırsak hastalığı öyküsü olması
Ailesinde bağırsak kanseri sendromları öyküsü ol Devamını Oku →

Hamilelik ve Sigara

Hamileyken sigarayı bırakmak, sağlığınızı düzeltmek için yapabileceğiniz en mühim şeylerden birisidir. Sigarayı bırakan insanlar kanser, inme ve erken ölüm risklerini azaltırlar. Hamilelikten önce veya sırasında sigarayı bırakan kadınlar kısırlık veya düşük doğum ağırlıklı bebeğe sahip olma riskini azaltırlar. Sigara içenlerin çoğu sigarayı bırakmak istediklerini söylemektedirler fakat sigara alışkanlığından kurtulmak güç olabilir. Sigarayı bırakmış olanların çoğu bırakmadan önce bir çok kez, çoğu kez de 8-10 kez kadar denemişlerdir. Yine de sonuçlar kesinlikle bu çabalara değer.
Hamileyken Sigara Nasıl Bırakılır

Kararlı olun. Neden bırakmak istediğinizi aklınızda tutun ve motivasyonunuzu koruyun.

Doktorunuzdan yardım alın ve özellikle ilk ayda doktorunuzla irtibat halinde olun.

Kesin bir tarih belirleyin ve takviminizi işaretleyin. Özellikle stresle dolu olmayan ve sigara ile bağlantılı durumlar içermeyen bir zaman seçin.

Bırakma tarihinden önce azaltmaya başlayın.

Sigarayı bı Devamını Oku →

Süt artırma yöntemleri

Süt artırma yöntemleri
Anne sütünün üstünlüğü tartışılmaz.İlk 4-6 ayda anne sütü, bebek için gerekli bütün besinleri içerir ve beraberinde başkaca bir gıda verilmesi gereksizdir. Emzirme, anne ile bebek arasındaki ilişki kalitesinin en yüksek seviyede olmasını sağlayan psiko-sosyal ortamı yaratır. Anne sütü ile beslenen çocuklarda bulaşıcı hastalıklar daha seyrek görülür. Ayrıca anne açısından bakıldığında ise, annede meme ve yumurtalık kanseri gelişme olasılığını azalttığı saptanmıştır.
Bebeğinizin sağlıklı gelişmesini, büyümesini ve hastalıklardan en iyi şekilde korunmasını istiyorsanız; bebeğinize kesinlikle anne sütü vermelisiniz, yani doğal beslenmeden uzaklaşmamalısınız. Ayrıca her annenin kendi sütü bebeğinin erken, zamanında veya geç olarak doğmuş olmasına bağlı olarak içeriği değişmekte; sonuçta: her annenin sütü özellikle kendi çocuğunun en ideal besin kaynağı olmakta ve başkaca hiç bir besin onun yerini dolduramamaktadır. Ancak annelerin büyük bir çoğunluğu, mühim bir yanılgıya d Devamını Oku →

Ultrasonda neler değerlendirilir?

Ultrasonda neler değerlendirilir?
İlk 3 ay: Gebelik kesesinin vaginal ultrasonografi ile veya karın üstünden bakılan abdominal ultrasonografi ile tespiti kesin hamilelik teşhisi için önemlidir. Gebelik kesesi başlangıçta bir üzüm tanesi gibi görünümde olup içi amnios sıvısı ile doludur. Beklenen adet tarihini bir hafta geçtiğinde kese karın duvarından ultrasonografi ile görülür ve bu dönemde yaklaşık 5 mm’ dir.Bebeğin görülmediği dönemlerde USG cihazları gebelik haftasını kese çapı veya kese volümünü ölçerek otomatik olarak hesaplarlar.
Yolk sac; Erken gebeliğin sağlıklı olduğuna dair bir işaret olarak kabul edilir. Gebelik kesesinin içinde ikinci çok ufak düzgün bir kese olarak görülür.Gebeliğin 3’üncü ayından sonra kaybolur.Bu ufak yapının görevi tam bilinmemekle birlikte bebeğin sağlığı ve gebeliğin gidişatı ile yakın ilişkilidir.
Embrio; Vaginal bakılan ultrasonografi ile 5’inci haftadan itibaren kesenin içinde 2-3 mm iken görülmeye başlar.6’ıncı haftada uzunluğu 5mm; 7’inci haftad Devamını Oku →