Vajinismus nedir

Vajinismus vajinada bulunan kasların, kadının isteği dışında kasılmaları sonucunda cinsel ilişkiye girilememesi yada çok ağrılı olmasıdır
Kadının bilinçaltına yerleşmiş bir takım korkular ve yanlış cinsel bilgilendirilmeler sonucunda vajinal kanalın 1/3 dış kısmındaki pelvik kaslar, vucudun adeta bir “kendini koruma mekanizması” sonucunda istem dışı olarak (kişinin kendi kontrolü dışında) kasılır ve bu şekilde cinsel birleşme yani “penetrasyon”  olanaksız hale gelir.
Vajinismus problemli kişilerde PC kası cinsel birleşme anı geldiğinde kontrolsüz olarak (kendi başına) kasılmaktadır. Aslında PC kası normalde kendi kontrolümüz altındadır, yani kendi istemimiz ile kasıp gevşetebildiğimiz bir kastır. Nitekim aynı kası idrarımız geldiğinde tuvalete yetişirken kasarız (yani kendimizi tutarız), idrar yaparken ise gevşetiriz. Vajinismus problemi  jinekolog ve psikiyatrlarca “tüm dünyada” oldukça sıkça karşılaşılan bir sorundur. Yani bu durum yalnızca bizim gibi Müslüman veya kapalı-tutu Devamını Oku →

Menopoz Belirtileri

Kadın yaşamının yaklaşık üçte biri menopozda geçmektedir. Bu dönemdeki kadınların %85′ i ateş basması şikayeti ile karşımıza gelmektedir. Herhangi bir tedavi görmezler ise şikayetleri 5 yıl sürebilir. %10 kadarında 10 yıldan fazla sürdüğü de görülmüştür.

Ateş Basmaları, baş ve boyundan başlar, önce yüzde olan ani kızarma hissi, sonra da bütün vücuda yayılır. Bu durum 5 dakika sürebilir. Daha sonra çarpıntıyı takiben yanma hissi ve terleme görülür. Tabii terleme, üşümeyle son bulur. Uykuda da oluştuğu için gece terlemeleri şeklinde karşımıza çıkar.
Uyku Bozuklukları, yaşam kalitesini etkileyen en mühim faktörlerden biridir. Bu sebeple aşırı hassasiyet, unutkanlık ve dikkat bozukluklarına neden olur.
Bu dönemde duygu değişmeleri de olur. Depresyona eğilim artmıştır. Bazen ağlama nöbetleri görülebilir. Çok hassas olduklarından, aile içinde yalnış algılamalardan ötürü aşırı tepki verebilir, bu nedenle de aile içi huzursuzluk sebebi olabilirler.

Yumurta Dondurma

Günümüzde yumurtasını donduran her yüz kadından otuz tanesi gebelik elde edebilmektedir. Embriyo dondurma ve çözme sonrası gebelik başarısı %40-50’leri bulmuştur ve ayrıca yasal bir yöntemdir.

Kadınlar neden yumurtalarını donduruyor? Bu durum hangi şartlarda gerekir?

Özellikle kanser tanısı konmuş ve kemoterapi tedavisine başlayacak olan kadınlar yumurtalarını dondurmak üzere başvururlar. Çünkü kemoterapide kullanılan birçok ilaç ve kimi kanser vakalarında kullanılan radyoterapi, üreme sistemine, özellikle yumurtalık fonksiyonları üzerine kalıcı hasar yaratabilmektedir. Bunun yanı sıra, gelişmiş ülkelerde özellikle çalışan kadınlar evliliği ya da çocuk doğurmayı daha ileri yaşlara ertelemektedir. Bu nedenle, genç yaşlarda sayısı daha fazla ve kalitesi daha iyi olan yumurtalarını dondurmak için başvurmaktadırlar. Ayrıca, tüp bebek tedavisinde yumurta toplama günü erkek eşten sperm elde edilemeyen, testis biyopsisinden sperm çıkmayan hastaların yumurtaları dondurulabilir.

Kanserli bayan ha Devamını Oku →

Eylül Erkek Ayı

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı bölümünce yapılan araştırmaya göre Eylül ayında hamile kalan kadınlaın erkek çocuk sahibi olma oranları başka aylara göre çok daha fazla. Araştırmada, eylül dışındaki başka aylarda istatistiksel olarak herhangi bir fark gözlenmediğini kaydeden uzmanlara göre eylül ayındaki erkek-kız oranı başka aylara oranla oldukça yüksek bulundu.
Eylül dışındaki başka aylar esas alındığında, erkek çocuk-kız çocuk oranı yüzde 50,5 erkek ve yüzde 49,5 dişi olarak çıkarken, bu oran eylül ayında erkek cinsiyeti yönünde yaklaşık iki katına yakın bir oranda saptandı ve bu oran yüzde 64,2 erkek ve yüzde 35.8 dişi olarak belirlendi. Bu durum, eylül ayında hamile kalan annelerin erkek çocuğa sahip olma şanslarının yaklaşık iki kat daha fazla olduğunu ortaya çıkardı.

Uzmanlar eylül ayında sıcaklık düşüşü, gün uzunluğunun azalması ve yağışların başlaması gibi mevsimsel değişikliklerin in Devamını Oku →

Normal doğum

Normal doğum
Sezaryen karın duvarı ve rahim ön duvarının kesilerek bebeğe ulaşılması ve bu yolla bebeğin anne vücudu dışarısına çıkarılmasıdır. Bu durum çoğunlukla anne ve / veya bebekle ilgili bir problemin varlığında doğumun bir an önce gerçekleşmesi gerektiğinde başvurulan bir yoldur. Ayrıca bebeğin doğum kanalından geçerek sağlıklı olarak doğması mümkün görünmüyorsa yine bu yol izlenmektedir. Ancak son yıllarda özellikle hastane ve ameliyathane koşullarının iyileşmesi ve anestezi tekniklerinin daha da gelişmesi ile belli bir neden yokken bile isteğe bağlı olarak anne adayları normal doğum yerine sezaryenle doğumu tercih etmeye başlamışlardır.
Burada incelenmesi gereken konu, sebepsiz yere yapılan sezaryen doğumların anne ve/ veya yeni doğan sağlığı açısından bir olumsuzluk içerip içermediğidir.
Gelişmiş ülkelerde bir dönem 1965 ile 1988 yılları arasında özellikle ABD ‘de sezaryen doğumların % 4,5 ‘lardan % 25 ‘ lere ulaştığı görülmüştür. Bu artışa yönelik olarak 1991 y Devamını Oku →

Meme Kanserine Kendiniz Teşhis Koyun

24 yaşındayım. Meme kanserinden korunmak için hangi kontrolleri yaptırmalıyım? Memelerimi kendi kendime muayene edebilir miyim?
25 yaşından itibaren her ay adetten sonra memelerinizi kendi kendinize kontrol edin. Eğer kitle, memeden sıvı, kan gelme gibi durumlarla karşılaşırsanız kesinlikle hekime başvurun. Ailenizde meme kanseri varsa 30 yaşında kesinlikle mamografi ve ultrasonografî yaptırın. Ailenizde meme kanseri öyküsü yoksa ilk mamografinizi 35 yaşında çektirin. Sorun tespit edilmezse bir sonraki kontrol 40 yaşma kadar ertelenebilir. Ancak 40′ından sonra her kadının yılda 1 kez mamografı-ultrasonografî yaptırması şart. Eğer bu incelemelerde şüpheli bir nodul tespit edilirse meme MR’ı da yapılmalı. Mamografıde, meme 2 plaka arasında mümkün olduğunca yassılaştırılır ve memenin filmi çekilir. Aynı işlem başka meme için de tekrarlanır. Plakaların basıncı rahatsız edici, hatta ağrıya neden olabilir. Ancak işlem 1 dakikadan az sürdüğü için abartılacak bir durum yok. Mamografi memenin içindeki Devamını Oku →

ANAFİLAKSİ

Bir antikor-antijen reak­siyonu (bkz. Allerji). Bu kelime, labora-tuvar hayvanlannda, yabancı bir protein (genellikle at serumu) zerkiyle ortaya çıkan duruma verilen addır. Aynı pro­teinin ikinci bir zerki, çok şiddetli bir reaksiyona yol açar. Burada birinci iğne­de uyarılan reaksiyon zinciri, ikinci iğne­de faaliyete geçmektedir. İnsanlarda, ana-filaksi, tetanos ve gazlı kangrende pasif bağışıklık sağlanmasında görülebilen tip­te, serum tedavisi sırasında bazı haller­de gelişen, hoş olmayan bir durumdur. Hastanın seruma reaksiyonunun sebebi, ya hastaya on gün içinde aynı serumun zerk edilmiş olması, veya bünyesel ola­rak at serumuna primer duyarlık göster­mesidir. Anafilaktik şok diye adlandırı­lan reaksiyon, yarım saat içinde belirmek­te ve hasta, kötüleşerek, gittikçe artan do­laşım ve solunum bozuklukları ortaya çıkmaktadır. Sonu ölüm olabilir.
Hasta normale dönene kadar, damar­dan yüksek dozda adrenalin veya daha iyisi, hidrokortizon verilir. Trakeotomi ve solunum yollarının temizlenmesi ge­rekebili Devamını Oku →

Hamilelik Sorunları

Hamilelikte Aşırı Gaz
Gebelikle birlikte bağırsaklar ve midenin yerleşiminde büyüyen uterus sebebiyle değişiklikler olur. Ayrıca bağırsak pasajında hem basıya hem de progesteron hormonunun bağırsak hareketlerini azaltması sebebiyle gaz oluşumunu tetikler. Artmış karın içi basıncı ile birlikte aşırı gaz oluşumu gebelikte istem dışı gaz çıkışına neden olabilir.
Bu durumu önlemek için gaz yapıcı yiyecekleri mümkün olduğunca az tüketmek, bol sıvı almak, posalı yiyecekleri bolca tüketmek ve bol hareket etmek yararlı olacaktır.
Gebelikte İdrar Kaçırma
Sık idrar yapma gebelik boyunca başta gelen bir şikayettir. Gebelik haftası ilerledikçe, özellikle son üç ayda büyümüş uterus kitlesi ve fetusun gelen kısmı (çoğunlukla baş) ile simfiz pubis arasında sıkışan mesanenin kapasitesindeki azalma sonucu sık idrar yapma ve idrar kaçırma şikayeti daha da fazlalaşmaktadır. Yanma şikayeti de varsa kesinlikle idrar yolu enfeksiyonu yönünden incelenmelidir.

ÖSTROJEN HORMONUNUN ROLÜ NEDİR?

Üreme dönemindeki kadınlarda yumurtalıklar da üretilerek salgılanan östrojen hormonunun kadın organizmasındaki etki ve işlevlerini şöyle sıralayabiliriz:
Meme, rahim, rahim ağzı, vajen ve idrar kesesi bu hormona bağımlıdır. Hücrelerinin yenilenmesi ve normal işlevlerini yerine getirebilmelerinde bu hormona gereksinim vardır Kadının kemik kütlesinin oluşması ve kemik yapım-yıkım ve yeniden yapımında etkilidir.
Halk arasında kötü kolesterol olarak isimlendirilen “düşük yoğunluklu kolesteroP’ü (HDL kolesterol) azaltıcı, buna karşılık iyi kolesterol olarak adlandırılan “yüksek yoğunluklu kolesterolün (HDL kolesterol) artışında etkilidir. Bu yolla kalp-damar hastalıklarından kadınlan korumakta etkili olduğu ileri sürülmektedir. Duygu durum ve cinsellikte etkilidir.
Beyin dokusundaki sinir hücreleri içersinde zararlı -amiloid parçacıkları östrojen eksikliğinde hızla birikerek Alzheimer hastalığı gelişmesine neden olabilmektedir

SICAK VE GÜNEŞ ÇARPMASI

Ağır ananastık sırasında kaslarda ısı oluşur ve bu ısı, kan aracılığıyla tum vücuda dağılarak umumi vücut ısısını yükseltir Böyle olunca da vücut hemen ısı kaybetmek için reaksiyon gösterir
• Derideki kılcal damarlar genişleyerek (şişe­rek) vücut yüzeyine daha çok kan gelmesi­ni ve böylece de ısı kaybolmasını sağlar Ka­nın deriye bu şekilde hücumu, insanın ısın­mış ve kızarmış görünmesine neden olur
• Terbezlerı daha çok ter üretir Bu da buhar­laşarak vücudu serinletir
• Solunum artar ve akciğerlerde daha çok ısı kaybı olur
Fazla sıcaktan ıkı durum ortaya çıkabilir Sıcak yorgunluğu ve sıcak çarpması Sıcak bitkinliği, çoğunlukla sıcak ve rutubetli iklimlerde fiziksel çalışmalar yapan insanları, özellikle terle kaybolan sıvı ve tuzu yeniden almadıkları takdir­de etkiler
Sıcak çarpması ve hızlı bilinç kaybı, aşırı sı­cakta ya da hava akımı olmayan yüksek rutu­bette görülebilir Kışının terleyememesı yu-zunden vücut ısısı 40°C’ye kadar çıkabilir.