Prolaktin Nedir?

Prolaktin (prolactin) insanlarda beyinin arka kısmında hipofiz adı verilen bir bölgeden salgılanan bir hormondur. Başlıca fonksiyonu doğum sonrası süt üretimidir. Kandaki normal değer aralığı 10-25 ng/ml’dir. Normal olarak kan dolaşımında ufak miktarlarda bulunmaktadır. (erkeklerin kan dolaşımında da bulunur) Prolaktin inhibe edici faktör (dopamin) adındaki bir başka hormon tarafından kontrol altında tutulmaktadır.
Prolaktin hormonu salgısı arttığı zaman gereksiz süt salınımına (buna galaktore denmektedir) ve adet düzensizliğine neden olur. Bazen klinik olarak şikayetler olsa bile kan testlerinde hormon düzeyleri normal çıkmaktadır, bunun nedeni laboratuvar yöntemleri ile ölçülemeyen prolaktin alt türlerinin olmasıdır ve bunların da laboratuvarda tespit edilememesidir. Prolaktin fazlalığı kadınların mühim bir kısmında adet gecikmeleri , adet düzensizliği ve memelerden süt gelmesi durumu görülür.

Süt Hormonu Yükselmesi ( Devamını Oku →

Kürtajla gelen riskler

 Kürtajla gelen riskler
Perforasyon (rahim delinmesi ): Gebe rahmi yumuşak olduğu için dikkatsizce yapılan sert bir hareketle delinebilir.Risk gebelik yaşı büyüdükçe artmakla beraber vakum küretajlarda plastik kanüller kullanıldığından nadir görülür.Çoğu kere delik ufak ve rahmin tepe kısmında olduğundan kanama olmaz ve kendiliğinden kapanır.Delinme alanı büyükse kanama olacağından acil ameliyatla alınması gerekir.
Enfeksiyon: Hijyenik olmayan ortamda işlemin yapılması veya kişinin kendi ihmali (kürtaj sonrası erken cinsel ilişki, havuza girme, antibiyotikleri düzenli kullanmama, dış ortamdan enfeksiyon alma gibi..) sonucu 5-6 gün sonra enfeksiyon gelişebilir.Koruyucu antibiyotik önlem için kullanılmalıdır.Fallop tüplerinde hasara,rahim içi tabakada yapışıklıklara neden olabilir.
Gebeliğin devamı: Gebelik kesesinin rahim içinde görüntülenmeden çok erken, 5 haftadan önce yapılan kürtajlarda meydana gelebilir. Kürtaj sırasında vakum ile kese çok ufak olduğu için alınamaz .Kontrolde tespit Devamını Oku →

Gebelik Testi Ne Zaman Yapılmalı

Gebelik testi eczanelerden kolayca temin edilebilen ucuz ve basit bir yöntemdir. Beta  hCG ismi verilen gebelik hormonunun idrarda atılan kısmının test edilmesi esasına dayanır.İdrarda yapılan bu test ile  hCG düzeyi bell ise pozitif netice verir.İdrarda gebelik testi bazen yanlış yapılabilmektedir, cinsel birleşmenin ertesi günü yapılması anlamsızdır, hiçbir netice vermez. İdrarda gebelik testi sağlıklı bir netice alınması için adet gününün en az  1-2 gün geçmesi gerekmektedir.
Buna karşın kanda yapılan B-HCG testi miktarı tam gösterdiğinden ötürü çok duyarlıdır ve adet günü daha geçmeden netice verir. Dikkat edilmesi gereken bir husus da ,sabah ilk idrar konsantre olduğu için daha sağlıklı netice verdiğidir. İdrada gebelik testini aç veya tok yapmanız fark etmez. İdrar testinin yanlış negatif çıkma ihtimali az da olsa mümkün olduğundan ötürü adet gününüzden 1-2 gün sonra yaptığınız test Negatif yani Yok çıkar ise 2-3 gün sonra tekrar edin.
Evde hamilelik testi idrar da yapıldığında ve şüp Devamını Oku →

Ağız Kokusu

Birçok insanın sorunu olan ağız kokusu kişinin çevresini, bazen de kendisini rahatsız eden bir durumdur. Ağız kokusu, yediklerimizden ve içtiklerimizden kaynaklandığı gibi bazı hastalıkların da habercisi olabiliyor. Günlük hayatta yaşadığımız ağız kokusundan kurtulmak ise bazı önerilere uyarak mümkün.

Dişlerinizi ve dişetlerinizi koruyun!

Diş çürükleri, dişeti iltihapları ağız kokusunun mühim nedenlerindendir. Ağız içi herhangi bir enfeksiyon bakteri üremesini artıracağı için daima ağız kokusuna neden olur. Diş ve dişeti hastalıkları mühim ölçüde kötü koku yapar. Bu sebeple diş hekiminizin önerilerini dinleyip kesinlikle diş sağlığı ve bakımına önem vermelisiniz.

Ağzınızda bulunan protez ve köprüleri kontrol ettirin!

Ağız içindeki eskimiş köprü ve diş protezleri zamanla gıda birikmesine yol açacağından kötü kokulara neden olabilir. Bu durumlarda yenilenmesi gerekenleri değiştirmeli, eksik olan dişlerin yerleri için gerekli tedavileri yapılmalıdır. Ağız kokusu ile mücadelede dişler ve di Devamını Oku →

Yumurtalık Yetmezliği

Erken yumurtalık yetmezliği 40 yaşından önce yumurtalıkların fonksiyonlarını yitirmesi olarak tanımlanabilir. Bunun sonucunda ovulasyon-yumurtlama olamamakta ve vücut için yeterli estrojen üretimi de sağlanamamaktadır. Ortalama görülme sıklığı 1/100-1/1000 civarındadır. Erken yumurtalık yetmezliği ya da erken menopoz olarak da bilinen bu sendrom aslında menopozdan farklı bir durumdur. Menopoza giren kadınlarda artık yeni bir adet kanama periyodu görülmezken bu sendromu olan kadınlarda düzensizde olsa adet kanama periyodları görebilirler. Ayrıca menopoza giren kadınların gebelik şansı yokken erken yumurtalık yetmezliği olan bu kadınlarda çok nadir olmakla birlikte gebelik şansı bulunabilmektedir.
En sık gözlenen bulgu düzensiz adet kanaması veya adetten kesilme ve kısırlık (infertilite)tır. Bazen menopozdaki kadınlarda da görülen sıcak basmaları, terleme, vaginal kuruluk, cinsel isteksizlik klinik bulgulara eklenebilir. Bu sendromda kan estrojen düzeyleri düşük, FSH (follikül uyarıcı hormon) Devamını Oku →

Dış Gebelik

Dış gebelik nedir?
Dış gebelik, döllenmiş yumurtanın rahim dışında herhangi bir yere yerleşmesiyle meydana gelir. En sık yerleşim yeri tüplerdir (yüzde 98), daha seyrek olarak yumurtalık, karın zarı ve karın organları, nadiren rahim boyunda görülebilir. Dış gebelik tedavi edilmediğinde, hayatı tehdit eden çok tehlikeli bir durumdur.
Dış gebeliğe ne neden olur?

Dış gebelik geçiren çoğu kadının belirgin risk faktörleri yoktur. Bununla birlikte eğer;
Pelvik bir ameliyatınız varsa
Cinsel yolla bulaşan enfeksiyon hikayeniz varsa
Endometriyozisiniz varsa
Sigara içiyorsanız
Kısırlık tedavisi görüyorsanız
Dış gebelik riskiniz vardır

Doktorlar dış gebeliği nasıl teşhis ederler?
Belirtileri çok değişkendir. Çok erken dönemde hiçbir belirti vermez, normal bir gebelik gibi âdet gecikmesi ve başka şikâyetleri olabilir.Ancak bir süre sonra gebeliğin büyümesiyle karın alt kısmında ağrı ve bazen düzensiz kanama şeklinde belirti verir.
Tüpün yırtılması ve karın boşluğuna kanama başlamasıyla ağrı çok şidde Devamını Oku →

İdrar Yollarında Enfeksiyon

İdrar yolu enfeksiyonları kadınların hamilelik dönemlerinde oldukça sık görülür ve ateş yükselmesine yol açabilir. Hamileyken daha sık meydana gelmesinin sebebi, büyüyen rahmin baskısı sebebiyle mesane kapasitesinin yavaşlaması, gebelikte yükselen progesteron hormonunun düz kaslarda gevşeme etkisinin idrar akışını yavaşlatmasıdır. Bu da bakteri üremesini kolaylaştırır.
İdrar Yolu Enfeksiyonlarının Belirtileri: İdrar yaparken yanma, sızlama, Sık sık idrara gitme, Kasıklarda bazen karnın alt bölgesinde sancı, Ateş, titremeler, İdrara gittiği halde boşaltamadığı duygusu, İdrar renginde, bulanıklık bazen kan, koku, Eğer enfeksiyon böbreklere yayılmışsa bel ağrısı, halsizlik üşüme titremeler umumi durumun bozulması ateşin giderek yükselmesi,

Bu belirtileri gösteren bir gebede hemen tam idrar tahlili ve idrar kültürü alınmalıdır. idrar tahlili sonucu da iltihap gösteriyorsa gebelerde güvenle kullanılabilen antibiotik tedavisi başla Devamını Oku →

Doğumdan Sonra Cinsel İlişki

Doğum Sonrası Cinsel İlişki ve Korunma
Doğum sonrası 20 günden sonra cinsel ilişki yapmanın sakıncası yoktur. Ancak aile planlaması konusunda bilinçli olmak gerekir. Özellikle emzirmeyen annelerde süpriz bir gebelik oluşabilir. Süt veren annelerde de korunma kesinlikle yapmak gerekir. Süt koruması diye birşey yoktur. Süt gelmesi bazen yumurtlamayı tam bozduğu için kadın 6 ay ila 1 yıl adet görmeyebilir.

Bu süre içinde ani bir yumurtlama olduğu zamanlar gebelik olur ve doğumdan 7-8 ay sonra doktora gittiğinde 2-3 aylık süpriz bir gebelikle karşılaşılabilir. Bu bakımdan aile planlaması uygulamak gerekir. Süt veren annelerde en iyi korunma yöntemi spiral olabilir. Doğum kontrol hapları anne sütünü bozduğu için pek tavsiye edilmez.

Ne Zaman Hamile Kalırım ?

Ne Zaman Hamile Kalırım ?
Bayanların büyük bölümü, kulaktan dolma bilgiler nedeniyle, hemen denemelerinin ilk ayında hamile kalacaklarını sanırlar ve kalmayı şiddetle arzu etmektedirler. Bazı çiftlerde hamile kalabilmek için geçen süre bazen 1 yılı dahi bulabilmektedir. Genel kanı altı ayı geçen sürede gebelik oluşmuyor ise çiftlerin birlikte bir uzmana başvurması şeklindedir. Bu konuda yapılan istatistikler şunu göstermektedir;

Kadınların yanlızca %20 si ilk ayında gebe kalabilmektedir.

Kadınların %35 ‘i ilk dört ayında gebe kalabilmekte.

Kadınların %70’i ilk altı ayında gebe kalabilmekte,

Kadınların %80’i ilk 9 ayında gebe kalabilmekte,

Kadınların %90 ise denemenin ilk 18 ayında hamile kalabilmektedir.

Hamile kalma sürecini etkileyen en mühim faktörlerden biri de tabi ki kadın ve erkeğin yaşıdır. 30 yaşının altındaki kadınlarda hamile kalma için bekleme süresi ortalama 2-3 ay iken, 35 yaşın üzerindeki kadınlarda bu süre ortalama 8-10 ayı bulabilmektedir.

Hamilemiyim Acaba?

Kadının hamile olduğunu düşündürecek bazı bulgular vardır ; Daha önce düzenli adet gören sağlıklı kadınlarda beklenen adetin görülmemesi gebelik yönünde mühim bulgulardandır. Fakat adet görmemek hiçbir zaman tek başına gebeliğin kesin olduğunu göstermez. Psikolojik ve sosyal şartlar, iklim ve yer değişiklikleri adetin aksamasına neden olabilir. Ayrıca hormonal bozukluklarda ve ağır hastalıklarda da adet düzensizlikleri olabilir.
Bulantı-Kusma : Genellikle gebeliğin 2-12. haftalarında gözlenir. Gebelerin yaklaşık % 50-60′ında bulantı-kusma görülür. Sıklıkla bulantı sabah uyanıldığında çok şiddetlidir ve gün ilerledikçe azalır.

Mesanede Duyarlılık Artışı : Gebeliğin başında büyüyen uterus mesaneye bası yapar. Mesane duyarlılığı artar. Kapasitesi azalır. Sık idrara çıkılır. Bu belirti gebeliğin 2.devresinde azalır. 3. trimesterde fetal baş pelvise inince yeniden başlar.
Yorgunluk : Erken gebeliğin sık rastlanan ve bazen ht Devamını Oku →