Hamilelik için uygun günler

 Hamilelik için müsait günler
Dr. Ogino’nun bütün dünyaca kabul edilen yöntemine göre, ovulasyon ( yumurtlama ), beklenen bir sonraki adet kanamasından önce 12. ve 16. günler arasında, beş günlük süre içinde olur.
Otuz günlük adet periyodu olan bir kadında yumurtlama bazen son adet kanamasının ilk gününden başlamak üzere hesaplanan 15. ve 19. günler arasında olur. Fakat spermlerin üç gün süreyle canlı kalabildikleri düşünülmelidir. Eğer cinsel ilişki son adet kanamasının ilk gününden başlamak üzere 12., 13., veya 14. günde yapılmışsa, ya da tahmin edilen “emin günlerde” cinsel birleşimde bulunulmuşsa, gene de gebe kalmak olasılığı vardır. Zira spermler yumurtlama periyoduna kadar canlı kalabilir.
Öte yandan, cinsel ilişki 20. günde veya yumurtlama periyodunun olduğu günün ertesi günü yapılmışsa, gene de gebe kalmak olasılığı vardır. Çünkü yumurta hemen hemen bir gün kadar canlı kalır.
Onun için, “emin günleri” hesaplamak amacıyla, spermlerin canlı kaldıkları sü Devamını Oku →

Kısırlık Araştırılması

İlk yapılması gereken test semen analizidir ve 2 ay aralıklarla en az iki defa tekrarlanmalıdır. Semen analizi normal ise erkekte sorun yoktur. Semen analizi normal olan bir erkeğin muayenesine gerek yoktur. Normal semen analizi ile beraber olan testis damarlarının genişlemesi yani varikoselin kısırlığa katkısı olamayacaktır.
Semen analizi ile eş zamanlı olarak kadının yumurtlayıp yumurtlamadığına bakılmalıdır. Bu amaçla adetin 19-21. günleri arasında basit bir hormon tahlili (progesteron) yapılabileceği gibi ultrason takipleri veya idrarda LH ölçümleri de yapılabilir. Düzenli adet gören kadınların %95′i normal olarak yumurtlarlar.
Kadında en mühim testlerinden biri yumurtalık kapasitesinin saptanmasıdır. Bunun için adet döneminde vajinal yolla bir ultrason yapılarak yumurtalıklar içindeki primordial foliküller (içinde yumurta barındıran minik kistler) sayılır. İki yumurtalıkta toplam 6 taneden az primordial folikül varsa yumurtalık kapasitesi azalmış demektir. Kadınlarda yumurtalık k Devamını Oku →

Kordon kanı kök hücre depolaması nedir?

Doğumdan sonra kesilen kordon ve plasenta arasında kan kök hücrelerinden zengin kordon kanının depolanması son yıllarda oldukça gündemde olan ve çok sayıda tartışmaya neden olmuş bir konudur. Kan kök hücrelerinin ayrıştırılması ve takiben dondurularak saklanması 2000′li yıllardan sonra, özellikle ülkemizde oldukça rağbet görmüş ve peşi sıra açılan kordon kanı bankaları ile büyük bir pazar yaratılmıştır. Ülkemizde kurulan kordon kanı bankaları kordon kanından elde edilen kök hücreleri yurt içinde veya yurt dışında saklamaktadır. İdeal olanı tam kan değil ayrıştırıldıktan sonra kök hücrelerin depolanmasıdır.
Kan kök hücreleri erişkin yaşamda kemik iliğinde bulunurlar ve kanın şekilli elemenlarının (kırmızı küreler, beyaz küreler, trombositler) yapımından sorumludurlar. Eğer herhangi bir şekilde kemik iliğinde kan yapımında bozukluk veya duraklama olursa ki bunun en sık görülen nedenleri kan kanserleri (lösemi) ve aplastik anemilerdir, kemik iliği nakli ile işlev geri döndürülebilir. Kem Devamını Oku →

Emziren Annelere Ramazan Önerileri

Emzirme döneminde, salgılanan süt miktarının yeterli olması ve sütün bebek için yeterli olabilmesi açısından annelerin oruç tutmaması önerilir.
Özellikle bebeğinin büyüme ve gelişmesinde yavaşlık veya gerilik olan annelerin oruç tutmaması gerekir. Bunun dışında emzirme döneminde olan her annenin oruç tutmadan önce kesinlikle doktoruna danışması gerekir.
Emzirme Döneminde Suyun Önemi
Emziklilik döneminde, sütün miktarını etkileyen en mühim öğe su ve sıvı tüketimidir. Emziren bir annenin günde 2,5-3 litre sıvı tüketmesi gerekir. Ramazan döneminde sahurla iftarın arasındaki sürenin de uzaması ile birlikte sıvı tüketimi sorun olabilecek konular arasındadır.
Emzirme Döneminde Ramazan Önerileri
Emziklilik dönemindeki annenin gün içerisinde bol miktarda su, ıhlamur gibi bitki çayları, ayran ve taze sıkılmış meyve suyu gibi sağlıklı içecekler tüketmesi önerilir. Eğer anne oruç tutmaya karar vermişse, iftarla sahur arasındaki süreçte sıvı ihtiyacını mümkün olduğunca tamamlamaya çalışmalıdır.
Ramazan Devamını Oku →

Hamile Kalmak İçin

Cinsel ilişki sırasında erkeğin cinsel organı (penis), vajenin içinde gidip gelir. Bu hareket sonucunda erkek orgazmı ile birlikte erkek üreme hücreleri olan spermler vajenin içine boşalırlar. Bunlar daha sonra sırasıyla rahimağzı ve rahim içi boşluğundan geçerek rahimin her iki yanına doğru açılan ve uzayan tüplere doğru hareket ederler. Eğer o sırada kadın yumurtlamış ise, sperm ve yumurta tübün içinde buluşur. Bu buluşma sırasında sperm yumurtanın içine girerek onu döller. Döllenen bu yumurtaya embriyo adı verilir. Birkaç gün içersinde bu embryo tüpten geri giderek rahimiçi boşluğa düşer ve orada rahim duvarının boşluğa bakan iç kısmına tutunur. Daha sonra da giderek büyüyerek fetüs adı verilen rahim içindeki bebeğe dönüşür.

Yumurtlama 28 günlük adet dönemlerinde adetin 1. gününden sayarak 14. gün, 30 günlük adet dönemlerinde ise 16. gün civarında olur. Ancak hem yumurta hem de sperm 1-2 gün yaşayabildiklerinden ve yumurtlama bazen 1-2 gün erken veya geç olabileceğinden 28 günlük adetlerde 10. ve 18. günler arası, 30 günlük adet http://www.hamilemiyim.net dönemlerinde ise 12. ve 20. gün arası cinsel ilişki kurulursa hamilelik şansı yüksektir.

Hamilelik İçin Doğru Zaman

Kadınlarda doğurganlığının enfazla olduğu dönem, yirmili yaşlardır. Otuz yaşından sonra, bir takım doğuştan rahatsızlıkları bulunan bebek doğurma riski biraz daha yükselir. Ancak 40 yaşlarında olan birçok kadının da, sağlıklı gebelik sonucu sağlıklı doğum lar yaptığını da unutmamak gerekir.
Bir çok çift için bebek sahibi olmanın zamanı, anne baba adaylarının yaş sorunlarından çok, mali durumlar gibi bazı pratik sorunlarla ilgilidir.

Ayrıca, gebelik ve bebek sahibi olma konusunda çiftler arasındaki ilişkinin sağlamlığıda mühim olmalıdır. Çiftler evliliğin hemen sonrasında, bebek sahibi olmak için acele ederlerse de 1-2 sene beklemek daha müsait olabilir. Çünki eşler, birbirine alışma ve anlama fırsatı bulmuş olurlar; ayrıca çiftlerin çocuk sahibi olmadığı dönem, çocuk sahibi olduktan sonra bir daha kazanılamayacak ve belkide özlem duyulacak bir özgürlüktür. Bu nedenle, bu özgürlüğe bir çırpıda son vermeyip, bir süre keyfini çıkartmak daha doğru olabilir.

Hamile Kalma Zamanı ve İlişki

Bayanların en çok sorduğu sorulardan biri hangi dönemde hamile kalınabildiği ve hamile kalma şanslarının ne olduğudur. Kadınlarda adet kanamasının 1. günü siklusun 1. günü kabul edilirse gebe kalma şansının en yüksek olduğu dönem 10-19. günler arasıdır. Bu dönemde östrogen hormonuda yükselir, kadında vaginal salgı artar. Yapılan çalışmalarda bu dönemde kadında cinsel isteğin de arttığı gözlenmiştir. Doğal olarak bu durum kadında üremeye yönelik bir fizyolojik değişim olarak algılanır. Yumurtlama dönemini daha iyi takip edebilmek için ağızdan ya da koltuk altı hergün dereceyle ısı ölçülmesi de yapılabilir. Isının yarım derece yükseldiği dönem yumurtlamanın olduğu dönemdir ve bu dönemde ilişkiye girilmesi gebelik şansını artıracaktır. İlişki sonrası özellikle yıkanılmamalı ve bir süre yaklaşık 20 dakika kadar yatılmalıdır. Eğer ısı ölçümü yapılarak takip edilemiyorsa ideal yaklaşım adetin olduğu günü 1. gün sayarak 11-19. günler arasında gün aşırı ilşkiye girilmesidir. Hergün ilişkiye girilme Devamını Oku →

Hamileler Dişlere Dikkat!

Gebelik döneminde en fazla önemsenecek olgu beslenmedir. Hamilelikte beslenme bebeğin beden ve zihin yapısının güçlenmesi için çok önemlidir. Diş ve diş sağlığı için beslenmenin hiç önemi yok mu dur? Gebelik döneminde süt ve daimi dişlerin tomurçukları çene içinde oluşur. Hamilelik esnasında mineralden zengin beslenmek diş yapısını güçlendirir. Her zaman ihtiyacımız olan kalsiyum, fosfor, potasyum, vitaminlere hamilelik döneminde daha çok ihtiyaç duyarız. Diş tomurcuklarının yapısını güçlendirmek için beslenmemize dikkat etmeliyiz, özellikle son üç aylık dönem önemlidir. Haftada 1 balık yemek, süt ve süt ürünlerini bol bol tüketmek gerekir.
Halk arasında çok yaygındır. ”Bulantılarım çok oldu bebeği besleyemedim”. Bebekte kalsiyumunu benim dişlerimden aldı. Ne kadar doğru. Bulantılar hamileliğin ilk 3 ayında görülür. Bu dönemde bebeğin hiçde annesinin kalsiyumuna ihtiyacı yoktur. Ya da ”her hamilelik bir dişime mal oldu” sözü vardır. Hamilelik te değişen hormonal yapı Devamını Oku →

Erkeklerde Kısırlık

Bir çift çocuk sahibi olmakta zorlandığında erkekte ve kadında bir sorun olma şansı % 50-50’dir.
Erkekte:

yumurtayı dölleyebilmek için çok az sayıda sperm
şekilleri düzgün olmayan veya gerekenden daha yavaş hızda sperm
spermlerin dışarıya çıkmalarını engelleyen kanal tıkanıklığı olabilir.

Kısırlık probleminiz varsa doktorunuz tam bir öykünüzü alıp sizi muayene ettikten sonra çocuk sahibi olmanızı engelleyen nedenleri bulmak için birçok tetkik yaptırmanızı ister.
Sperm Testi (Sperm Tahlili, Spermiogram)
Sperm testi muhtemelen yaptırmanız istenecek ilk testtir. Meni erkek orgazm olduğunda salınan sıvıdır. Menide spermi besleyip koruyan sıvılar vardır. Meni örneğini mastürbasyonla steril bir kap içine vermeniz istenir. Mastürbasyon sizin için kültürel olarak kabul edilemezse meniyi ilişki sırasında toplamak için özel bir kondom kullanabilirsiniz.
Sperm tahlili hem meni hem de içindeki spermlerin miktarı ve kalitesi hakkında birçok bilgi verir. Ölçülen bazı şeyler şunlardır:

Erkeğin ne kadar Devamını Oku →

Normal doğum

Normal doğum
Sezaryen karın duvarı ve rahim ön duvarının kesilerek bebeğe ulaşılması ve bu yolla bebeğin anne vücudu dışarısına çıkarılmasıdır. Bu durum çoğunlukla anne ve / veya bebekle ilgili bir problemin varlığında doğumun bir an önce gerçekleşmesi gerektiğinde başvurulan bir yoldur. Ayrıca bebeğin doğum kanalından geçerek sağlıklı olarak doğması mümkün görünmüyorsa yine bu yol izlenmektedir. Ancak son yıllarda özellikle hastane ve ameliyathane koşullarının iyileşmesi ve anestezi tekniklerinin daha da gelişmesi ile belli bir neden yokken bile isteğe bağlı olarak anne adayları normal doğum yerine sezaryenle doğumu tercih etmeye başlamışlardır.
Burada incelenmesi gereken konu, sebepsiz yere yapılan sezaryen doğumların anne ve/ veya yeni doğan sağlığı açısından bir olumsuzluk içerip içermediğidir.
Gelişmiş ülkelerde bir dönem 1965 ile 1988 yılları arasında özellikle ABD ‘de sezaryen doğumların % 4,5 ‘lardan % 25 ‘ lere ulaştığı görülmüştür. Bu artışa yönelik olarak 1991 y Devamını Oku →